Arap Yarımadası’nda 120 Bin Yıllık İnsan Ayak İzleri Keşfedildi

Bilim insanları, bugün dünyanın en büyük çöl bölgelerinden birisi olan Arap Yarımadası’nda bir zamanlar otlak ve su kaynaklarına sahip olduğunu gösteren 120 bin yıllık insana ait ayak izlerini keşfettiler.

Almanya, Avustralya, İngiltere ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden katılan bilim insanlarının katılımıyla Nefud Çölü’nde gerçekleştirmiş oldukları çalışmalar sonucunda 120 bin yıllık insana ait ayak izlerinin yanı sıra filler ve develer ile beraber birçok büyükbaş hayvana ait ayak izleri ve fosilleri keşfettiler bununla beraber Nefud Çölü’nde ortaya çıkarılan fosiller ve bulgular hala soyunu sürdüren büyükbaş hayvanlara ait görünüyor.

Nefud Çölü’nde bulunan bulgular ve fosiller, yalnızca araştırma ve bulgular bölgenin bir zamanlar çok daha fazla verimli bir araziye sahip olduğuna işaret etmekle kalmadı, aynı zamanda bilim insanlarının tarih öncesinde insan ırkının Afrika’dan Avrasya’ya doğru göç ettiği teorisinin değiştirilmesine sebebiyet verebilir.

Bu zamana kadar tarih öncesinde yaşamış olan insanların göçü ile ilgili birçok teori ortaya atılmıştı. Öte yandan ortaya atılan teori Afrika’dan Akdeniz’in doğu kıyısını takip ederek Avrupa ve Asya’ya yayıldığını dile getiriyordu. Yeni gerçekleştirilen keşif sonrasında ise ortaya çıkan bulgular yalnızca kıyı şeridini takip etmediğini, bugün çöl olarak adlandırılan Arap Yarımadası’nın içlerine doğru da ilerlediklerini ortaya koydu.

Arkeolog Michael Petraglia’nın keşife yönelik açıklamalarına baktığımızda; bölgede bulunan fil ve su aygırı fosillerinin bir zamanlar bulguların bulunduğu bölgenin otlaklar ve büyük su kaynaklarından oluştuğunu işaret ediyor ki Orta Arabistan’ı insanlar için çekici hale getiren sebep ise bu diyebiliriz.

Çalışmayı yürüten arkeologlar, keşfin yapıldığı bölgede 233 fosil ve 369 ayak izinin olduğunu tespit etti. Bulguların bu denli yoğun olması, bölgenin bir zamanlar popüler bir su kaynağı olabileceğini ihtimalini gözler önüne sürüyor.

Öte yandan bilim insanları, antik zaman gölünün çevresinde hiçbir insan yapımı aletin ortaya çıkmadığının altını çiziyorlar. Bu orada yaşayan toplulukların göle yakın bir alanda yaşamadıklarını ve göle yalnızca ihtiyaç halinde uğradıklarını dile getiriyorlar.

 

İlişkili Yazılar